KEY GERİ ÖDEMELERİNDE BEKLENEN SON GERÇEKLEŞTİ HAYAL KIRIKLIĞI

Ülkemizde 9 milyona yakın kişiyi yakından ilgilendiren Kısa adıyla KEY (konut edindirme yardımı) ödemelerinde beklenen son gerçekleşti. TTF den sonra şimdi de Milyonlarca KEY mağduru oluşmuş durumda. 1986 yılında Turgut ÖZAL döneminde oluşturulan ve asıl adı3320 sayılı MEMURLAR VE İŞÇİLER İLE BUNLARIN EMEKLİLERİNE KONUT EDİNDİRME YARDIMI YAPILMASI HAKKINDA KANUN olan bu kanunla o zaman ki hükümetin amacı yasanın adından da anlaşılacağı gibi kamu ya da özel sektörde tüm çalışanlarla bunların emeklilerinin “konut sahibi olmasına yardımcı olmaktı”.

Başta 180 ay olarak planlanan ve İşverenlerle Devlet’ in katkılarından oluşturulan bu fona kesintiler 1987 yılında başladı. Ancak süreç içersinde bu fonun böyle bir amaca hizmet etmekten uzak olduğu (tıpkı Çalışanların Tasarrufa Teşvik edilmesi ile ilgili yasada olduğu gibi) anlaşıldı ve kesintiler 1995 yılında henüz 108.ayda son buldu.

 

Aradan geçen 12 yıl süresince gelip geçen hükümetlerin unutturmaya çalıştığı KEY hesapları AKP hükümetinin de birinci iktidar döneminin sonunda (seçim dönemi) nihayet akla geldi ve bu fonla ilgili geçen yıl bir tasfiye ve geri ödeme yasası oluşturuldu. (1)

 

Geri ödeme konusundaki yasa ve yönetmeliği incelediğimizde aslında bu yazımızın başlığını oluşturan “beklenen sonu” biz ve bizim gibi bu konularla ilgili kişiler hemen görmekte gecikmedik. Hatta bu yasanın hemen ardından ÇALIŞANLAR DİKKAT! KONUT EDİNDİRME YARDIMI GERİ ÖDEMELERİ DE TTF’LERE BENZEYECEK (2) başlıklı bir makale yazmıştım ve endişelerimi yine bu satırlarda okurlarla paylaşmıştım.

 

Her şeyden öce 108 ay boyunca adına düzenli ödeme yapılan bir kişinin hesabında yaklaşık olarak 6.116 YTL anapara birikmesi gerekirken (bknz. aşağıdaki tablo) geri ödemelerle ilgili tutarsız rakamlar açıklanıyordu. En sonunda ödemeler başlamadan önce yapılan son açıklamada ise bu fona kesintisiz olarak ödeme yapanların 1.391. YTL alabilecekleri açıklandı.

 

Yıl Ödenen tutar
1987 66.000
1988 190.000
1989 370.000
1990 690.000
1991 960.000
1992 960.000
1993 960.000
1994 960.000
1995 960.000
6.116.000

 

Bu tutarın neye göre hesap edildiği bir yana, zaten bu tutara ulaşabilecek kişi sayısı da son derece sınırlı idi. Ödeme dilimlerine göre en çok hak sahibini 0-50 YTL arasında alacağı olanlar oluşturuyordu.

 

Bu dilimde 3 milyon 800 bin kişi bulunurken, 1 milyon 145 bin kişi bin YTL’nin üzerinde, 2 milyon 922 bin kişi 50-500 YTL arasında, 972 bin kişi de 500-bin YTL arasında KEY geri ödemesi alabilecekti.

 

Ödemelerin başladığı 28 Temmuz gününden bu yana 3 gün geçti bu 3 gündür hak sahiplerinin listelere ulaşma çabaları sürüyor. Ancak listelere ulaşanların çoğunu tam bir şok bekliyor. Çünkü kimilerinin hesapları sıfır bakiye gözüküyor. Bir çoğununda hesaplarında bulunan tutarlar beklediklerinin çok altında.

 

Pekiyi ama bu sonuç sizce sürpriz mi?

 

Bence hiç sürpriz değil. Niye derseniz aslında bu konuyla ilgili ilkyazımda bu işin sonucunun buraya varacağını açık bir dille ifade etmiştim. Ama özetle bir kez daha yineleyecek olursak. Sağlıklı bir alt yapısı olmadan alel, acele oluşturulan bu geri ödeme yasasından daha sağlıklı bir sonuç beklemek hayal olurdu.

 

Şimdi herkes suçluyu arıyor neden insanlarımız tıpkı TTF geri ödemelerinde olduğu gibi bu fonla ilgili geri ödeme yasasının uygulanmasında da mağdur duruma düştüler.

 

Bir kısım görüş bildirenler SSK’yı suçluyorlar ve memurların görevlerini gereken ciddiyetle yapmadıklarından dolayı listelerde bu kadar hatanın oluştuğunu söylüyorlar. Oysa milyonlarca insanın emeklilik işlerini düzenleyen, primlerini ve emekli maaşlarını hesap eden bir kurumun bu kadar hata yapabilmesi doğrusu bana hiç de inandırıcı gelmiyor.

 

Pekiyi sorun ne derseniz sorunun yanıtı bence açık;

 

Her şeyden önce gerek KEY, gerekse TTF fonu amacından uzak sadece kaynak yaratma amacıyla oluşturulmuş fonlardı. Bu fonlardaki birikimler kısa süre içersinde sadece kâğıt üzerinde kaldı. Çünkü çalışanlarımızın ve emeklilerin birikimleri ne yazık ki başka alanlara kaydırılmış eritilmişti.

 

Daha sonra göreve gelen hükümetlerde olmayan bu paraları geri ödeme konusuna hiçte sıcak bakamadılar. Bu işe soyunan AKP iktidarı ise konunun aslında ne kadar güç olduğunu bilerek veya bilmeyerek bu işe girdi ama sonuç gerek TTF’ ler de gerekse KEY’ ler de çalışanlarımız ve emeklilerimiz bakımından hüsran oldu.

 

Her ne kadar Sayın Başbakan konuşmalarında “unutulmuş rafa kalkmış fon paralarını vatandaşa biz geri ödüyoruz” şeklinde konuşmalar yapsa da bu ödemelerin ne şekilde olduğunu işte hep birlikte görüyoruz.

 

Ben bu yazımda mağdur olanların neler yapmaları gerektiği konusuna fazlaca değinmeyeceğim. Çünkü yıllardan beri daha TTF mağdurlarının sorunlarını çözemedik. Kapanan tasfiye olan iş yerleri nedeniyle evraklarına ulaşamayan kişiler, artık bu dünyada olmayan müteveffa hak sahiplerinin çaresiz yakınları, kısaca yine aynı tablo.

 

Şimdi mağdur kişiler ellerinde kanıtlayıcı belgeleri olması kaydıyla üç ay içinde itiraz hakkına sahipler. Ancak bu belgelere nasıl ulaşacakları ve haklı olduklarını nasıl kanıtlayacakları konusunda ise bizi bu düzenlemeleri yapanlar bilgilendirsinler diye düşünüyorum.

 

Yazımı sonlandırırken küçük bir anekdot; zarara uğrayan herkes bu zarardan sorumlu kişiler yada kuruluşlar hakkında dava açma hakkına sahiptirler.

 

Dip Notlar

 

(1) 22.05.2007 tarihli 5664 sayılı yasa

(2) http://www.alomaliye.com/2007/huseyin_firat_key.htm